FETÖ operasyonları kapsamında tutuklanan ve gözaltına alınanlar (14 Mart 2017)

ADIYAMAN’DA ÇOĞUNLUĞU KURUM MÜDÜRÜ 10 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

FETÖ/PDY terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle göz altına alınan ve çoğunluğu kurum müdürü olan 10 kişi adliyeye sevk edildi.

Adıyaman’da halen görevde olan veya görevde iken ihraç edilen kurum müdürlerinin de olduğu 10 kişi adliyeye sevk edildi. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY terör örgütü soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde Adıyaman merkezli Kahramanmaraş, Edirne ve Konya illerinde operasyon düzenlendi. Şahısların ev ve çalıştıkları kurumlarda polis arama yaparak bilgisayarlara el koydu. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sorgulamaları tamamlanan 10 kişi adliyeye sevk edildi.

Operasyon kapsamında göz altına alınan 10 kişi içerisinde halen görevde bulunan kurum müdürleri yer alıyor. Operasyon kapsamında Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Seyit Ahmet B., Adıyaman Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Müdürü Hüseyin Ç., Tut Mal Müdürü Osman Nuri K., ihraç edilen Tut Eski İlçe Milli Eğitim Müdürü Oktay Y., Edirne Milli Eğitim Şube Müdürü Gökhan D., ihraç edilen Milli Eğitim Müfettişleri İdris B. ve Nizamettin K., ihraç edilen Türk Telekom Müdürü Mehmet D., ihraç edilen KOSGEB Uzmanı Adnan A., kurum müdürlerine sohbet imamlığı yaptığı iddia edilen öğretmen Alper G.’nin de aralarında bulunduğu 11 kişiden 10’u adliyeye sevk edildi.

Şahısların ‘terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildiği öğrenildi. (İHA)

KAHRAMANMARAŞ’TA 19 AVUKAT GÖZALTINA ALINDI

Kahramanmaraş ve Gaziantep’te Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 19 avukat gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Kahramanmaraş’taki FETÖ/PDY soruşturması kapsamında avukatlara yönelik operasyon yapıldı. Kahramanmaraş’ta 15, 2’si Elbistan 1’i Türkoğlu ilçesinde ve 1’i Gaziantep olmak üzere toplam 19 avukat gözaltına alınarak Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Şüphelilerden 6’sının, örgütün gizli haberleşme ağı olan ‘Bylock’ kullanıcısı olduğu ortaya çıktı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü. (İHA)

SAKARYA’DA 10 KİŞİ TUTUKLANDI

Sakarya’da Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 10’u çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına yönelik yürütülen operasyonlar devam ediyor. Operasyon kapsamında Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerince örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen 15 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Hakim karşısına çıkan Emekli Emniyet Müdürü M.T.Ş, Yardımcı Doç. Dr. H.S.K., Öğretim görevlisi F.F., İşçi A.A., Nükleer Tıp Hizmetlisi F.T., Şoför H.K., Sakarya Büyükşehir Belediyesi Şube Müdürü İ.K., İtfaiye şoförü Ş.Ö., Öğrenci F.T., Müteahhit E.Ş., tutuklanıp cezaevine gönderilirken, Öğretmen G.S.D., İşçi B.İ., Astsubay S.E., Sapanca Mezarlıklar Sorumlusu M.T., Bilgi İşlem Görevlisi S.Ş. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı öğrenildi. (İHA)

ESKİŞEHİR’DE 30 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDLİDİ

Eskişehir merkezli 5 ilde, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Anadolu Üniversitesi (AÜ) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 30 kişi adliyeye sevk edildi.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 8 Martta, AÜ bünyesinde görevli FETÖ üyesi öğretim kadrosunun yakalanması için başlattığı soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin Eskişehir, Konya, Trabzon, Bursa ve Adanada gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 3ü profesör, 3ü doçent, 6sı yardımcı doçent, 15i araştırma görevlisi ve 3ü bilgisayar işletmeni 30 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Şüpheliler arasında FETÖnün “AÜ akademisyenler sorumlusu” olarak değerlendirilen bir kişi ile şifreli haberleşme programı “ByLock”u kullanan 22 kişinin bulunduğu öğrenildi.

AÜde görevli akademik personele yönelik 18 Ağustosta düzenlenen operasyonda da gözaltına alınan 26 zanlıdan 20si tutuklanmıştı. (AA)

KAYSERİ’DE ESKİ SAĞLIK ÇALIŞANI 22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Kayseri’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen sağlık çalışanlarına yönelik operasyonda 22 kişi yakalandı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunca FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma çerçevesinde, Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Müdürlüğündeki görevlerinden daha önce ihraç edilen 27 personel hakkında gözaltı kararı verildi.

Emniyet Müdürlüğü Kacakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, şüphelilerin adreslerine düzenlenen operasyonda 22 kişiyi gözaltına aldı.

Örgütün şifreli haberleşme programı ByLock kullandıkları da öne sürülen zanlılar, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilerek emniyete götürüldü.

Adreslerinde bulunamayan 5 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor. (AA)

AYDIN’DA 7 AYDIR ARANAN FİRARİ ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜ YAKALANDI

Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında aranan eski 1.sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Taner Şentürk, jandarmanın düzenlediği operasyonda yakalandı. 7 aydır aranan FETÖ firarisi müdür, kendisini gözaltına alan ekiplere “Güzel iş çıkardınız” diyerek tebrik etti. (DHA)

KONYA MERKEZLİ OPERASYONALRDA 17 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Konya merkezli 3 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda 17 şüpheli gözaltına alındı.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar kapsamında, örgütle bağlantısı olduğu ileri sürülen şüphelilere yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu kapsamda İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Konya merkezli 3 ilde haklarında gözaltı kararı verilen 33 şüpheliyi yakalamak için eş zamanlı operasyon başlattı.

Operasyonda gözaltına alınan 17 kişi, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.

Adreslerinde bulunamayan 16 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. (AA)

NEVŞEHİR’DE 1 KİŞİ TUTUKLANDI

Nevşehir’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.

Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamaya göre, FETÖ/PDY soruşturması çerçevesinde hakkında soruşturma başlatılan ve işsiz olduğunu beyan eden Faruk E. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (AA)

Suriye, Türkiye’yi BM’ye şikayet etti

SANA’nın haberine göre, Suriye Dışişleri’nden BM Genel Sekreterliği ve BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na gönderilen yazıda uluslararası toplumdan, Türkiye’yi askerlerini Suriye’den çekmeye ikna etmesi istendi.

“Türk rejimi ve on binlerce masum çocuğun ölmesine neden olan terörizme verdiği destek, Suriye’nin altyapısını tahrip etti” denilen yazıda, BM’ye Suriye’deki ‘saldırgan eylemlerine’ son vermesi için Türkiye’ye baskı yapması çağrısı yapıldı.

Nejat UYGUR

Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır.

1943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.[1] 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir.

Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uygur, düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını belirtmiştir:

“ “Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm. Hatta hiç unutmam Manisa’da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika’da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra.” [2] ”
Gençlik yıllarında Amerika’ya ulaşmak isteğiyle gemici olmuştur:

“ “Benim gençliğimde herkeste Amerika’ya gitmek gibi çok yoğun bir istek vardı. Bu yüzden liman cüzdanı çıkarttım ve gemici oldum. Hiç unutmam, bir Panama şilebinde çalıştım. Gemide kimsenin canı sıkılmazdı. Onlara fıkralar anlatır, taklitler yapardım. Herkes çok gülerdi. Sonra askere gittim, orada da arkadaşlarımı çok güldürürdüm. Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten.” [2] ”
13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Ahmet, ikiz kardeş olan Süheyl ile Süha, Kemal, Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle “armut ağacının dibine düşmüş” ve tiyatrocu olmuşlardır.

1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.[3]

Hayatının son yılları ve Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]
Uygur, 10 Eylül 2007’de beyin damarlarında oluşan bir tıkanıklık nedeniyle vücudun sol tarafında kısmî felç geçirmiştir. Sağlık durumuna ilişkin yapılan basın toplantısında Uygur’un sol kolunu hareket ettiremediği, yüzünde kayma olduğu, bacağında biraz hareket olduğu, konuşmasının ise düzgün olduğu ifade edilmiştir.[4] Oğulları Süheyl ve Behzat Uygur son açıklamalarında Nejat Uygur’un artık geçmişiyle yaşadığını söylemişlerdir.

Usta tiyatro sanatçısı Nejat Uygur, uzun süre hastanede tedavi görmesine rağmen 18 Kasım 2013 günü saat 19:57 civarlarında solunum yetmezliği (respiratuar yetmezlik) sebebiyle Medistate Kavacık Hastanesi’nde, 86 yaşında hayatını kaybetti.[5] Teşvikiye Camii’nden kaldırılan cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Ödülleri[değiştir | kaynağı değiştir]
2007 – Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması “Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü”[6]
2006 – Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü “En İyi Tiyatrocu”[7]
1999 – 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri “Belkıs Dilligil Onur Ödülü”[8]
Önemli tiyatro oyunları[değiştir | kaynağı değiştir]
Alo Orası Tımarhane mi?
Aman Özal Duymasın
Benim Annem Evden Neden Kaçtı
Cibali Karakolu
Hanedan
Hastane mi? Kestane mi?
Kaynanatör
Miğferine Çiçek Eken Asker
Minti Minti
Sizinki Can da Bizimki Patlıcan mı?
Son Umudum Milli Piyango
Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi
Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk (Minti Minti 2)
Zamsalak
Filmleri[değiştir | kaynağı değiştir]
2007 – Beyaz Melek
2004 – Vizontele Tuuba
1974 – Cafer’in Nargilesi
1971 – Cafer Bey İyi, Fakir Ve Kibar
1970 – Cafer Bey

Notlar ve kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]
^ Tiyatrom.com
^ a b Haftasonu.com
^ T.C. Kültür Bakanlığı
^ “Nejat Uygur kısmi felç geçirdi”, NTVMSNBC, 10 Eylül 2007
^ “Nejat Uygur’u kaybettik”. 10 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
^ cnnturk
^ haber7com
^ Hürriyet Gazetesi

Neşet ERTAŞ

Neşet Ertaş, (d. 1938[1], Çiçekdağı, Kırşehir, Türkiye – ö. 25 Eylül 2012, İzmir, Türkiye), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır.

Babası bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. 8 yaşına kadar doğduğu köy olan Kırtıllar Köyü’nde yaşamış, sonrasında ailesi ile birlikte İbikli Köyü’ne yerleşmişlerdir. 12 yaşındayken annesi Döne’yi kaybetmiştir. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir.

Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Bu durumu şu şekilde ifade eder; “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.”[2].

Neşet Ertaş, Kırşehir ve ardından 2 yıl da Kırıkkale’de bulunduktan sonra 1957 yılının sonunda İstanbul’a gelerek Şen Çalar Plak’ta ilk plağını Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkarır. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. 2 yıl İstanbul’da çalıştıktan sonra Neşet Ertaş Ankara’ya yerleşir ve sahne hayatına burada devam eder. 1962’de İzmir Narlıdere’de askerliğini yapar. Askerliğini yaptıktan sonra Ankara’da çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanışır ve hemen evlenir. Babası Muharrem Ertaş, Neşet’in bu evliliğine şiddetle karşı çıkar. Bu olaylardan sonra Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş uzun yıllar konuşmazlar. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş’ın bu evlilikten Döne, Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları olur. 7 yıl evli kaldıktan sonra 1970’lerin başlarında ayrılırlar. 1978 yılında alkol ve sigara kullanımından dolayı parmaklarından felç geçirir ve işsiz kalır. Kardeşinin daveti üzerine Almanya’ya gider. Tedavi olur. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya’da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

Demirel zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” diyerek geri çevirmiştir.[3] Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş âdeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap hâlinde yayımlanmıştır.

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.[4] Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında toprağa verilmiştir.

Mezarı ise babası Muharrem Ertaş’ın yanındadır. Mezar taşında ise ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazılıdır.

Neşet Ertaş’ın adı Kırşehir’deki caddelerde, okullarda bulunmaktadır, ayrıca babası Muharrem Ertaş’la birlikte bir de anıtı bulunuyor.

Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıdır. Android heykeli dünyaca ünlü heykel sanatçısı Adil Çelik tarafından yapılmış, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’nde yerini almıştır.[5]

Tek parçalar[değiştir | kaynağı değiştir]
1957 – Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
Çoban
1957-1979 Yılları arasında Kendisinin bile bilmediği birçok plak albüm yapmıştır. Bazıları şunlardır;
Hareli Gelin
Diloylu Halay Havası
Varıp Bir Kız On Yaşına Değince
Şeytanın Atına Binip Yeldirme
Bir Leyla Misali
Yardan Tatlısı Bulunmaz
Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam
Ceylan
Vefasız Yar Aşkına (vay bana vah bana)
Kıbrıs Destanı (Kıbrıs Barış Harekatından Sonra Yazmış Olduğu Türküsü)
Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne
Aşk Elinden Ağlayan
Sar Leyla Leyla(ayrıldığı karısına yazmıştır)
Hasta Düştüm
Tor Şahin Misali
Uyma Sakın
Albümleri[değiştir | kaynağı değiştir]
1957 – Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
1960 – Gitme Leylam
1979 – Türküler Yolcu
1985 – Sazlı Oyun Havaları
1987 – Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum
1988 – Kibar Kız
1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor
1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları
1990 – Gel Gayri Gel
1992 – Şirin Kırşehir
1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya
1995 – Seçmeler 2
1995 – Seçmeler 3
1995 – Seher Vakti
1995 – Altın Ezgiler 3
1995 – Benim Yurdum
1997 – Nostalji 1
1998 – Ölmeyen Türküler 2
1999 – Ölmeyen Türküler 3
1998 – Gönül Yarası
Neşet Ertaş Külliyatı (15 serilik)[değiştir | kaynağı değiştir]
1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze 1 Kayıt tarihi:1969-1974
1999 – Gönül Dağı 2 Kayıt tarihi: 1969-1974
1999 – Mühür Gözlüm 3 Kayıt tarihi: 1969-1974
1999 – Zahidem 4
1999 – Neredesin Sen
2000 – Garibin Dünyada Yüzü Gülemez 5 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Niye Çattın Kaşlarını 6 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Çiçekdağı 7 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Ayaş Yolları 8
2000 – Sevsem Öldürürler 9 Kayıt tarihi: 1974-1986
2000 – Ağla Sazım 10 Kayıt tarihi: 1974-1986
2000 – Hata Benim 11
2001 – Dostlara Selam 12
2001 – Sabreyle Gönül 13
2002 – Yar Gönlünü Bilenlere 14
2002 – Vay Vay Dünya 15
2003 – Gurban Olduğum
2008 – Neşet Ertaş 2008

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, liderler toplantısına katılmayacak

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Meclisinin 10 Şubat’ta aldığı “Enosis referandumunun kutlanması” kararından geri dönülmediği için yarın ara bölgede yapılması planlanan liderler görüşmesine katılmayacak.

Kıbrıs müzakereleri, Akıncı’nın göreve gelmesinin ardından BM Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin ara buluculuğunda 15 Mayıs 2015’te yeniden başlamıştı.

ANASTASİADİS KAPIYI VURARAK ÇIKMIŞTI

Rum Meclisi, 10 Şubat’ta Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını öngören Enosis referandumunun, yıl dönümünde okullarda kutlanması yönünde karar almıştı.

16 Şubat’ta yapılan liderler görüşmesinde ise Rum lider Nikos Anastasiadis, kapıyı sertçe vurarak müzakere masasından kalkmıştı.

“MÜZAKERELERİN DE BİR ADABI VARDIR”

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yapılan liderler görüşmesinde Rum lider Anastasiadis’in büyük bir öfkeyle “Söyleyecek bir şeyim yoktur” dediğini ve kapıyı sert bir şekilde vurarak çıktığını söylemişti.

Cumhurbaşkanı Akıncı görüşmeden sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı;

“Toplantıya yönelik yapılmış bu saygısızlığı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Herkesin tavırlarına dikkat etmesi gerekir. Bu çok açık ve nettir. Süreci daha iyiye taşımak Rum liderliğinin elindeyken bugün bunun tersiyle karşılaştık. Biz müzakere sürecini terk etmedik. Biz gerçekten çözüm isteyen tarafız. Ancak müzakerelerin de bir adabı vardır. Buna herkesin riayet etmesi gerekir. Kendi elleriyle yaratıkları bu durumu yine kendi elleriyle düzelttiklerinde kapı açıktır. Çekip gittikleri kapıyı yeniden açmak kendi ellerindedir. Ben öyle inanıyorum ki Kıbrıs’ın her iki tarafında da gerçek anlamda çözüm arayan insanlar, Rum liderliğinden bunu beklemektedir. Yaratılmış olan bu yanlışı düzeltmelerini beklemektedir. Bizim de beklentimiz budur.”

AKINCI: MÜZAKERELERİN GELİŞİMİNİ RUMLARIN TAVIRLARI ORTAYA KOYACAK

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul ettiği görüşme sonrası basın mensuplarına şu açıklamalarda bulunmuştu;

Akıncı, Rum Meclisinin “Enosis referandumunun (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) Rum okullarında kutlanması” yönünde aldığı kararın Kıbrıs Türk halkında infiale neden olduğunu söylemişti.

Rum lideri Nikos Anastasiadis’ten konuya ilişkin adım atmasını ve söz konusu kararın iptalini talep ettiğini söyleyen Akıncı, Rum liderin demeçlerinden, konuyu hafife alan bir yaklaşım içinde olduğu izlenimi edindiğini kaydetmişti.

“ANASTASİADİS VE PARTİSİİ MÜZAKEREDEN ÇOK SEÇİMİ DÜŞÜNÜYOR”

Rum lider Anastasiadis ve partisinin, müzakere sürecinden çok seçimleri düşündüklerinin ortaya çıktığını kaydeden Akıncı, Rum tarafının, Kıbrıs Türkü’nün temel hakkı ve talebi olan siyasi eşitlik konusunda adım atmasını beklerken, tam tersine müzakerelere zarar verildiğini anlatmıştı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakerelerin bundan sonraki gelişimini, Rum tarafının tavırlarının ortaya koyacağını belirterek, “Yarın ve yarından sonraki birkaç günü iyi görüp, değerlendirmemiz gerekecek. Bu konuda tavır nedir, bizim bu tepkimiz yeterince anlaşıldı mı? Çünkü açıklamadan anlaşılmadığını görüyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Haberin videosunu izlemek için tıklayın

Türk bayrağı açıldı, stat karıştı!

2000 yılında İstanbul’daki Galatasaray maçı öncesi öldürülen iki Leeds United taraftarına atıfta bulunularak yapılan bu hareket sonrası bayrağı açan taraftar polis tarafından göz altına alındı.

West Yorkshire Polisi konuyla ilgili, “Bunu gerçekleştiren erkek şahıs stattan çıkarıldı ve bayrağa el konuldu. Bu hafta konu hakkında onunla görüşeceğiz” ifadelerini kullandı. Huddersfield Town basın sözcüsü de “Neler olduğunun farkındayız. Şu anda olayın kamera görüntülerini toplamaya çalışıyoruz. Öncelikle bütün detayları öğrenmemiz gerekiyor” dedi.

5 Nisan 2000’de Christopher Loftus ile Kevin Speight isimli Leeds United taraftarları İstanbul’da bıçaklanarak hayatlarını kaybetmişti.

(Ajansspor)

Volkan Demirel hakkında soruşturma başlatıldı

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Fenerbahçe ve Galatasaray kulüpleri arasında oynanan basketbol maçı sırasında, Fenerbahçe taraftarlarına hakaret içerikli tezahürat yaptırdığı iddiasıyla Volkan Demirel hakkında resen soruşturma başlattı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın ve Spor Suçları Bürosu, Demirel’in Fenerbahçe ve Galatasaray arasında Ülker Sports Arena’da yapılan basketbol müsabakası esnasında, Fenerbahçe taraftarlarına hakaret içerikli tezahürat yaptırdığına dair haberler ve eyleme ilişkin videolar bulunduğunu tespit etti.

Savcılık bu kapsamda, Demirel hakkında 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi’ne Dair Kanun’un 14. maddesi kapsamında yasal gereği yapılmak üzere Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 160. maddesi uyarıca resen soruşturma açtı.

NELER YAŞANMIŞTI?
THY EuroLeague’in 20. haftasında Fenerbahçe’nin Galatasaray Odeabank’ı 85-80 mağlup ettiği maça Fenerbahçe Futbol Takımı Kaptanı Volkan Demirel damgasını vurmuştu. Volkan Demirel, parkeye inerek sahanın ortasında önce sporcuları tebrik etmiş, daha sonra “İşte böyle, her sene böyle…” tezahüratını yapmıştı.

Fikret Orman: Fenerbahçe ile oynadıkları olaylı derbiyi değerlendirdi

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, olaylı derbiyle ilgili şunları söyledi:

“Futbolun güzel tarafları konuşulmuyor. Bu fotoğraflar içinde Beşiktaş’ın olması hoşumuza gitmiyor. Biz centilmen bir kulübüz. Büyük üzüntü duyuyorum. Dünyanın en güzel stadı… Rakip taraftar gelmiş. Pırıl pırıl evlatlarımızın bunlarla anılması hiç hoş değil. Ne provokasyon olursa olsun bizim bunun içinde yer almamamız gerekiyordu. Hep pozitif şeyler vermeye çalışırken büyük üzüntü duyuyorum. Bizim bir hatamız varsa spor kamuoyundan özür diliyorum. Özenle seçilmiş pırlanta gibi çocukların, Türkiye’nin simgesi olmuş bir hocanın bu fotoğraflar içinde yer almasından üzüntü duyuyorum. Bizim için maç Pazar gününde kaldı. Benim de hatam var. Bu maç ne olursa olsun Şampiyonlar Ligi maçı da olsa bunların içinde yer almamamız lazımdı. Fenerbahçe’ye de başarılar diliyorum. Bizim zaten ana konumuz lig ve UEFA idi. Futbolcu kardeşlerimden de ikisini de almalarını bekliyorum.”

Fatih Altaylı, Galatasaray Adası’nın tapusunu canlı yayında gösterdi!

Bloomberg HT’de Fatih Kuşçu’nun sunumuyla yayınlanan “Spor Saati” programının yorumcusu Fatih Altaylı, Galatasaray Adası’nın tapusunu canlı yayında gösterdi. Altaylı, hafta sonunda oynanan Beşiktaş – Fenerbahçe, Başakşehir – Galatasaray maçlarında yaşananları da değerlendirdi.

 

Sultan 2. Abdülhamit’in 5. kuşak torunu olan Nilhan Osmanoğlu’nun Galatasaray Adası’nı istemesiyle ilgili olarak konuşan Altaylı, adanın hiçbir zaman Abdülhamit’e ait olmadığını tapuyu göstererek anlattı. “Sultan Abdülhamit ile arasında 21 yıl fark var. Biri doğduğunda diğeri neredeyse doğmamıştı. Bu kızcağızı ciddiye almak mümkün değil. Ailenin en büyüğü Lübnan’da yaşıyor. Dündar efendi Türkçe bile bilmiyor. Galatasaray, adanın tapusunu Balyan ailesinden aldı. Sultan Abdülmecid’e ait… Sultan Abdülmecid, borçlardan ötürü kayalığı Balyan ailesine veriyor. Burada kendilerine 2 katlı bir köşk yapıyorlar. Sonra Abdülhamit iktidarının son döneminde buraya el koyuyor. Galatasaray Adası hiçbir zaman Abdülhamit’e ait olmadı. Daha sonra yeniden Abdülmecid Vakfı’na devrediliyor. Daha sonra da Balyan ailesi dava açıyor. 1945’te Balyan ailesine geri veriliyor. Galatasaray Başkanı Sadık Giz de Balyan ailesinin varislerinden 1957’de bu adayı satın alıyor.” diye konuştu. “FENERBAHÇE TUZAK KURDU, HAKEM DE BUNA MÜSAADE ETTİ”
Derbiyle ilgili konuşan Altaylı, “Fenerbahçeli oyuncular, hakem Ali Palabıyık’ın kifayetsizliğini görünce tuzağa başladı, Oğuzhan da bu tuzağa düştü” dedi:

“Geçen hafta sen ‘Şenol Hoca çok sakin. Futboldaki gerilim ortamına hiç girmiyor ve hakemler hakkında da hep olumlu konuşuyor’ diye yorum yapınca ben de sana ‘İşler lehine giderken öyle konuşmak kolay. Aleyhine dönünce bakalım o sükuneti koruyacak mı, o mühim’ demiştim. Üstünden 6 gün geçince değişti. Şenol Güneş’i birden bire ateş bastı. Hakemlerle yetinmedi, Kjaer’in suratına da hamlede bulundu.””5. dakikadan itibaren hakem maçta ezilmeye başladı. Bir tedirgin, gel-gitliydi… Fenerbahçe takımı çok belli ki Beşiktaş’ın asabını bozmaya çıkmış. Normal şartlarda Beşiktaş, Fenerbahçe’den çok çok üstün bir takım. Ne oldu, Beşiktaş bastırıyor, Fenerbahçe de ısırarak hafif centilmenliğin, futbolun dışına çıkıyor. Fenerbahçe bu işi çok iyi yapıyor. Bu gerilimi yaratan en iyi takım. Buna Beşiktaş’tan uyan ilk ve tek futbolcu Oğuzhan oldu. Oğuzhan sürekli Van Persie ile Alper’le didişiyor. İki pozisyon oldu. Özellikle Alper ile olanda iki kart verse karşılıklı her şey çözülecek. Ama hakem kıl kuyruk. Titrek, özgüvenli olmayan, okulun ezilen çocuğu gibi. Hakemsin bir kere sen koy ağırlığını. Hakemin kiyafetsizliğini görünce özellikle Fenerbahçeli oyuncular başladı tuzağa. Bu tuzağa da Oğuzhan düştü. Tosic’e müdahale yapıldı, direkt sarı kart olması lazım. Tosic kafasını uzattığı anda Van persie sanırsınki alnından mavzerle vurulmuş gibi kendini yere attı. Normalde bu hareket kırmızı kart ama Türkiye’de de dünyada da pek çok hakem karşılıklı iki sarı kart verip bunu geçiştirir. Bu kifayetsiz hakem kırmızı kart vermeye karar verdi. 85 kiloluk Van Persie uçup yere düşer mi. İlk hareketten sarı, abartılı ve hakemi aldatmaya yönelik bu hareketten dolayı da ikinci sarıyı verip kırmızı ile atmalıydı Van Persie’yi… Robin van Persie’nin rezillikleri sürüyor. Hiçbir Hollandalı oyuncu görmemiştim böyle. Van Persie, Alper, Oğuzhan, Şener’in de kırmızı kartsız bu maçı tamamlaması skandal. Hakem Tosic-RVP pozisyonunda başladı sonra da skandal yönetimine devam etti. Fenerbahçe’nin buz gibi golünü vermedi. Şenol Güneş’in ‘akıllı olmalıydık’ yorumu doğru. Ancak hakemin de Fenerbahçe’nin bu tuzağına müsaade etmesi bunu zor hale getirdi. Bu taktiği engellemek hakem denilen vatandaşın işi ama bu Ali Palabıyık, Mete Kalkavan gibi isimler hakem olmaktan çok uzak olduğu için bunu yapamıyorlar. 1 hafta dinlenir yine maç yönetir Ali Palabıyık.”

“NOUMA 7 AY CEZA ALMIŞTI, BAKALIM VAN PERSIE NE CEZA ALACAK?”
Fatih Altaylı, Robin van Persie’nin yaptıklarının ağır suç olduğunu ise şu sözlerle ifade etti:”Van Persie gibi geldiğinden beri efendi olan bir adam ne oldu da bu görüntüye kavuştu. RvP ve Alper yeni Emre Belözoğlu oldu. Arsenal’de beraber oynadıkları Van Persie için adamlık dersi verir demişti Oğuzhan. Bir maçta bitiyor bu adamlık. Bunlar biter, yeniden başlar önemli değil. Öfkeler geçince yeniden dostluklar başlar. Van Persie’nin yaptıkları çok ağır cezalık suç. Pascal Nouma bu hareketi yaptığında 7 ay ceza aldı. Aynı hareket… Tribünlere diliyle yaptığı hareket ne. İkisi de çirkin cinsel çağrışımlar yapan hareketler… Buna deliren birisi inse sahaya ne olacak! Nouma’nın yaptığı 7 aysa, Van Persie yaptığında kaç gün olduğunu haftaya görmemiz lazım. Ceza verebilecekler mi hatta disiplin kuruluna sevk edilecek mi göreceğiz. Hadi hakem görmedi, yardımcı bunu gördüğü zaman söyleyemiyor mu? Dediğinde de orta hakem bunu yalayıp yutuyor mu? Tosic’in başkasının akreditasyon kartıyla maç izlemesi 8 ila 24 maç ceza anlamına geliyor. Çocuk yapmaz bunları…”

“ŞENOL GÜNEŞ KARADENİZLİ, KENDİSİNİ TUTAMADI. FENERBAHÇE’DEN KORKMUŞ”Altaylı, Şenol Güneş’in Kjaer’e yaptığı hareket ve maç taktiği ile ilgili olarak ise “Sonuçta Karadenizli. Haksızlığa karşı isyanları vardır ama sen koskoca Şenol Güneş’sin. Niye yapıyorsun, ne oluyor? Kjaer’in konuyla alakası ne peki. Bunların hepsi ceza sebebi. Sen teknik direktörsün, Robin van Persie’yi niye bekliyorsun? Her iki takımın hocalarının da hatası var. Advocaat hatalı zaten de Beşiktaş sahaya öyle mi çıkmalıydı? Şenol Güneş korkmuş. Oğuzhan kendi defansından top mu alır? 10 kişi kalınca Talisca mı çıkar oyundan? 10 kişiyle de Beşiktaş yenebilirdi. Fenerbahçe’de hiçbir şey yoktu. Talisca’yı almasan belki atacaksın” diye konuştu.

“EMRE UTANMASA, ‘JOSUE BENİM KOLUMA ÇARPTI, KIRMIZIYI O GÖRMELİ’ DİYECEK”
Altaylı, Başakşehir’in Galatasaray’ı 2-1 yenerek Sarı-Kırmızılılar’ı kupanın dışına itmesiyle ilgili olarak ise şunları söyledi: “Galatasaray, Başakşehir’i çok rahat eleyebilirdi. Galatasaray herkesi eleyebilir, herkese elenebilir. Öyle bir an geliyor, Galatasaray, Barcelona ile kafa kafaya oynayacak duruma geliyor. Hakem faktörünün bu maça etki etmesini gözardı etmek mümkün değil. Başakşehir, Galatasaray’ı 10-0 da yenebilirdi. Ofsayt pozisyonuna bir şey diyemeyiz. Gözden kaçar, olur. Emre’nin Josue’ye attığı bir değil iki dirsek olabilemez. Emre televizyonda çarptı diyor. Biz de Emre’yi tanımıyoruz ya! Utanmasa diyecek ki “Benim koluma çarptı. Josue’nin kırmızı kart görmesi lazım.”

“GALATASARAY, BU SÜT KUPASI SAYESİNDE AVRUPA CEZASINI ÇEKİYOR”
Riekerink’in de hataları var. Artık kaybedecek bir şeyin kalmamış. Fikret Orman diyor ya; süt kupası diye… Madem süt kupası neden yedeklerle çıkmıyorsun o zaman? Süt kupası falan ama bir işe yarıyor. Galatasaray, süt kupası olmasa UEFA cezasını çekemeyecekti. Sneijder sakat, 3 hafta olmayacağı söyleniyor. Niye tren kaçarken çift santrafora dönmezsin. Sneijder’in yerine Josue’yi alıyorsun, alabilirsin orta sahada adama ihtiyacın var. Ama onun görevini Josue’ye mi verirsin, Selçuk’a mı verirsin! Kırmızıyı vermedi, ofsayttan gol yedin tamam ama Galatasaray olarak sen ne yaptın? Yarın ligde de Sneijder’in görevini Josue’ye verirsen yine aynı sonucu alırsın. 2 ile 2’yi çarpıp sonucu 5 beklemek ahmaklıktır.  Kayseri maçında Sneijder’in dışında Selçuk da oynayamayacakmış diye bir haber okudum. Galatasaray’ı sıkıntılı günler bekliyor olabilir. İlk golde Muslera olsa golü yemezdi.”

“HAKAN ÇALHANOĞLU KONUSUNDA KİMSE TRABZONSPOR’A KIZMASIN”
Altaylı, son olarak Hakan Çalhanoğlu’nun ceza almasıyla ilgili olarak ise “Babanı menajer yapınca böyle oluyor işte. 200 bin euro için bu cezayı alıyor. Gitmediğin takımın parasını alıyorsun, parayı da geri vermiyorsun. Kimsenin de Trabzonspor’a kızma hakkı yok. Ailelerin menajer olduğu işlere, çok ortaklı menajerlik işlerine FIFA artık hiç sıcak bakmıyor” dedi.

SPOR SAATİ 1. BÖLÜM

SPOR SAATİ 2. BÖLÜM

Ronaldinho Türkiye’de mi oynayacak?

1 / 19

İstanbul’a gelen Ronaldinho, Fanatik’e açıklamalarda bulundu. İşte R10’un sözleri:

2 / 19

“İstanbul gerçekten çok güzel bir şehir, Türkiye harika bir ülke. Buraya geldiğim için mutluyum. Türkiye’de insanlar futbolu çok seviyor. Futbola ve tuttukları takıma çok bağlılar”

 

3 / 19

“İstanbul’a gelmeden önce uzun yıllar formasını giydiğim Barcelona’ya kulüp elçisi olarak dönmek, benim için heyecan verici. Umarım yine bu özel kulübe en iyi katkıları vermeyi başarırım.”

4 / 19

“Barcelona’daki yıllarım elbette çok güzeldi. Rüştü Reçber ile birlikte aynı dönemde (2003 yılında) Barça’ya transfer olduk. Kendisi çok iyi arkadaşımdır. Kendi döneminin en iyi kalecileri arasındaydı.”

5 / 19

“2002 Dünya Kupası’nda harika bir performans ortaya koymuştu. İspanya’da biraz şanssız bir dönem geçirdi. Ona sizin aracılığınızla da selamlarımı yolluyorum.”

6 / 19

“Rüştü’den sonra şimdi ise bir başka Türk, Arda Turan, Barcelona forması giyiyor. Arda büyük bir oyuncu. Uzun yıllardır La Liga’da oynuyor. Atletico Madrid’de de çok başarılıydı. Bunun sonucunda da Barça’ya transfer oldu. Arda’nın kalitesi tartışılmaz.”

7 / 19

“Sonuçta bulunduğunuz takımın ileri üçlüsünde Lionel Messi, Luis Suarez ve Neymar varsa, bu da sizin ne kadar önemli bir takımda oynadığınızı gösterir. Onun, bu takımla çok büyük başarılara imzasını atacağını düşünüyorum. Bizim dönemimizde Messi ve Eto’o ile birlikte harika bir üçlüydük.”

8 / 19

“Şimdi de MSN (Messi, Suarez ve Neymar üçlüsü) inanılmaz oynuyor. Şu an onlara ben de katılsam, oynadığım dönemden daha fazla gol atardım. Futbol yaşantım gerçekten çok güzeldi. Messi için ayrı bir parantez açmam gerek. Onun için çok konuşmama gerek yok. Bana göre kusursuz bir futbolcu ve en iyisi.” 

9 / 19

“Şimdi de MSN (Messi, Suarez ve Neymar üçlüsü) inanılmaz oynuyor. Şu an onlara ben de katılsam, oynadığım dönemden daha fazla gol atardım. Futbol yaşantım gerçekten çok güzeldi. Messi için ayrı bir parantez açmam gerek. Onun için çok konuşmama gerek yok. Bana göre kusursuz bir futbolcu ve en iyisi.” 

10 / 19

“Türkiye’deki insanların futbolu çok sevdiğini biliyorum. Gerçekten futbola ve tuttukları takıma büyük bir bağlılıkları var. Ben de bunun bir parçası olmak isterdim. Türk futbolunun kaliteli olduğunu düşünüyorum. Beni destekleyen herkese de selamları gönderiyorum.”     

11 / 19

“Futbolu çok seviyorum. Her zaman gençlere örnek olmaya çalışıyorum. Japonya’da bir futbol okulum var. Yakında İstanbul’da da bir futbol okulu açacağım. Buradaki gençlerin gelişimine yardımcı olmak, yeni yıldız adaylarının futbol dünyasında boy göstermesine destek olmak amacındayım. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor.”

12 / 19

“RONALDINHO TÜRKİYE’DE FORMA GİYEBİLİR”

Ronaldinho’nun menajeri Ümit Akbulut da Radyospor’a açıklamalarda bulundu. Akbulut’un öne çıkan açıklamaları şu şekilde:

13 / 19

“Ronaldinho, futbol hayatına nokta koydu deniyor ama doğru değil, belli olmaz oynayabilir. Hatta Türkiye’de forma giyebilir. Türkiye’de bir anlaşma imzaladı, ayrıca futbol hayatı ile görüşmeler yaptık. Türkiye’de 4 büyük takımdan birinin formasını giyebilir.”

14 / 19

“Ronaldinho, bizim çocuklarımıza çok şey verebilir, bunu önemsiyorum. Ronaldinho İstanbul’da bir kulüple görüşüyor. 5 büyük takımla görüşüyor da diyebiliriz, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Bursaspor ve Trabzonspor olabilir.”

 

15 / 19

“Ronaldinho, için sözünü tutmayan bir futbolcu algısı var ama böyle bir şey yok. Ronaldinho, transferi onun sözünü tutmadığı için değil, ona vaad edilenler gerçekleşmediği gelmedi. Kendisi 5 milyon euro ücret istiyor ama ben indirim yaptırmaya çalışacağım. Galatasaray ve Fenerbahçe’de arkadaşları var ama herhangi bir tuttuğu takım yok Ronaldinho’nun.”

16 / 19

“Ronaldinho, 1 sene daha futbol oynayabilir ve bu takım Türkiye’den bir takım olabilir. Kendisiyle bazı yöneticiler görüşmek istediler ama o istemedi İstanbul’u gezmek istedi. Alanyaspor, olsun isterim ama bütçe olarak karşılayamazlar.”

17 / 19

“Şu an isim vermek istemiyorum, anlaşma olmayınca taraftarlar hayal kırıklığı yaşıyorlar. Geçmiş dönemde bir yıldız oyuncu gelebilir demiştim ama olmadı fakat bu yaz gelebilir. Galatasaray’a getirmeye çalıştığımı belirteyim. İsim vermek istemiyorum ama bu isim Ronaldinho değil.”

 

18 / 19

19 / 19

Beşiktaş – Fenerbahçe derbisinde Van Persie’ye kafa atan Tosic kırmızı kart gördü

1 / 72

HABERTÜRK SPOR | Beşiktaş ve Fenerbahçe arasında oynanan kupa maçının yankıları sürüyor!

2 / 72

Gergin derbinin devre arasında ve sonunda Beşiktaş yöneticisi Metin Albayrak’ın koridorda hakem Ali Palabıyık’ın üstüne yürüdüğü öğrenildi.

3 / 72

Albayrak’ın 4. hakeme de fiziksel temasta bulunduğu bildirilirken Siyah-Beyazlı yöneticinin araya giren polislere de “Burası bizim alanımız, çıkın buradan” diye tepki gösterdiği belirtildi.

4 / 72

Öte yandan yine maç bitiminde Caner Erkin’in de koridora inip Van Persie’ye küfrederek “Bütün olayları sen başlattın” dediği ifade edildi.

5 / 72

Caner’in, Tosic’in oraya gelmesiyle çıkan kavgayı ayırmaya çalışan Hasan Ali’ye de küfrettiği kaydedilirken, polisin akreditasyon kartı olmadığı halde orada bulunan Caner’i ve Tosic’i güçlükle uzaklaştırdığı öğrenildi.

6 / 72

FENERBAHÇE’DEN AÇIKLAMA | Türkiye Kupası maçı öncesi gerilen ilişkiler derbiden sonra adeta kopma noktasına geldi. Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki tansiyon iyice yükseldi.

7 / 72

Fenerbahçeli yöneticilerin, “Bakalım Tosic’e kaç maç ceza verecekler. Sezonu kesinlikle kapatması gerekiyor. Ali Yıldırım’a üst sınırdan ceza verenler Tosic’e de üst sınırdan vermeli. Bu işin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandığı öğrenildi.

8 / 72

Siyah-Beyazlılar, rakip oyuncuların kendilerini tahrik ettiğini söylerken; Sarı-Lacivertliler, statta çıkan olaylara gerekli cezaların verilmesi gerektiğini ifade etti.

9 / 72

DEVRE ARASINDA KAFA, MAÇ SONUNDA YUMRUK YUMRUĞA KAVGA | Oldukça gergin bir havada başlayan mücadelenin daha başlarında Oğuzhan ve Robin van Persie arasında yaşananlarla sıcaklaşan ortam ilk yarının sonlarına doğru Tosic ve Van Persie kavgasıyla alev aldı…

10 / 72

41. dakikada Beşiktaş ceza sahasında pozisyon gereği iki oyuncu karşı karşıya geldi.

11 / 72

İlk pozisyonda çarpışan ikinci oyuncudan RvP, ayağı ve dirseği ile rakibine müdahalede bulundu.

12 / 72

Pozisyonun devamında ise top o alandan uzaklaştıktan sonra Tosic, Hollandalı oyuncunun üzerine koştu.

13 / 72

RvP sabit bir şekilde beklerken Tosic, kafasıyla yaptığı müdahale ile Persie’yi yere düşürdü.

14 / 72

Olayın çok yakınında olan hakem Ali Palabıyık ise direkt kırmızı ile Dusko Tosic’i oyun dışında bıraktı.

15 / 72

Kızaran Tosic, adeta çılgına döndü ve Van Persie’ye büyük tepki gösterdi.

16 / 72

Uzun bir süre sahadan çıkmayan Tosic’i takım arkadaşları güçlükle sakinleştirdi.

17 / 72

MARCELO, SKRTEL’E KAFA ATTI İDDİASI | Ancak gerilim daha sonra adeta tavan yaptı.

18 / 72

Palabıyık’ın ilk yarıyı bitirmesinin ardından saha içi bir anda karıştı.

19 / 72

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, olayların başrolünde olan Van Persie’nin yanına gitmek istedi.

20 / 72

Adeta çıldıran Güneş, o esnada araya giren Kjaer’in yüzünü hafif şekilde sıktı.

21 / 72

Güneş o kadar çıldırmıştı ki gözü hiçbir şeyi görmüyordu.

22 / 72

Kendisini sakinleştirmek için gelen yardımcısı Tamer Tuna’nın da yüzünü eliyle itti.

23 / 72

Soyunma odası koridorunda ise iki takım oyuncuları fiziksel temas yaşadı. Marcelo’nun Skrtel’e kafa attığı iddia edildi. Tosic, RvP’ye saldırmak istedi.

24 / 72

Maç sonunda ise Oğuzhan, Marcelo ile Alper ve Skrtel’in yumruk yumruğa birbirine girdiği kaydedildi. Polis duruma müdahale etti.

25 / 72

Çevik kuvvet ekipleri, iki takımın da soyunma odası önüne yerleşirken, röportaj alanında spor şubede görevli polisler yer aldı.

26 / 72

27 / 72

28 / 72

29 / 72

30 / 72

31 / 72

32 / 72

33 / 72

34 / 72

35 / 72

36 / 72

37 / 72

38 / 72

39 / 72

40 / 72

41 / 72

42 / 72

43 / 72

44 / 72

45 / 72

46 / 72

47 / 72

48 / 72

49 / 72

50 / 72

51 / 72

52 / 72

53 / 72

54 / 72

55 / 72

56 / 72

57 / 72

58 / 72

59 / 72

60 / 72

61 / 72

62 / 72

63 / 72

64 / 72

65 / 72

66 / 72

67 / 72

68 / 72

69 / 72

70 / 72

71 / 72

72 / 72

Fatih Terim Hakan Çalhanoğlu’nun yerine kimi alacak?

1 / 7

Batuhan Karadeniz, Ozan Tufan, Enes Ünal, Nuri Şahin… 

2 / 7

Hepsinin ortak özelliği Fatih Terim tarafından genç yaşlarında milli takıma kazandırılmaları… 

3 / 7

Tecrübeli teknik adamın son gözdesi ise Trabzonspor’un gelecek vaad eden yıldızı Yusuf Yazıcı.

4 / 7

Ersun Yanal’ın, özellikle sezonun ikinci yarısında vazgeçilmezi haline gelen 20 yaşındaki oyuncuyu, Fatih Terim’in göz hapsine aldığı öğrenildi. 

5 / 7

Hakan Çalhanoğlu’nun ceza almasının ardından o bölgeye yeni bir ismi kazandırmak isteyen ve gençlere güvenen Terim’in, Yusuf’u da yardımcılarına canlı olarak izleteceği ve oyuncunun mart ayında oynanacak milli maçlara kadarki formunu değerlendireceği öğrenildi. 

6 / 7

 

Bu sezon forma giydiği 4 Süper Lig maçında 2 gol, 2 asistlik performans sergileyen Yusuf, Ziraat Türkiye Kupası’nda ise 2 gol, 4 asistle yıldızlaştı. 

7 / 7

Bordo-Mavili taraftarların da şimdiden takımda en sevdiği oyunculardan biri olan Yusuf’un, marttaki Finlandiya ve Moldova maçlarına kadar bu formunu sürdürmesi halinde Ay-Yıldızlı formayla tanışma ihtimalinin yüksek olduğu öğrenildi. 

(Fanatik)

Robin Van Persie konuştu!

1 / 19

HABERTÜRK SPOR / Ahmet Selim KULDev derbi sona erde ancak tartışmalar devam ediyor…

2 / 19

Attığı golün yanı sıra Siyah-Beyazlı futbolcularla yaşadığı gerilimlerle geceye damga vuran Robin van Persie’nin gündeminde de olaylar var.

3 / 19

Kendisiyle ilgili iddiaların kasıtlı çıkarıldığını söyleyen Uçan Hollandalı, maç sonu hem Oğuzhan Özyakup’la yaşadığı tartışma hem de şort kriziyle hakkında çarpıcı ifadeler kullandı.

4 / 19

‘PROFESYONELCE DAVRANSIN’
Oğuzhan’ın Arsenal alt yapısında forma giydiği dönemleri bildiğini ve ona her zaman yol gösterdiğini ifade eden, Siyah-Beyazlı oyuncunun gergin hallerine anlam veremediğini söyledi.

5 / 19

Van Persie, “Sahada bir hakem var. Hakemle ilk ben değil Oğuzhan konuşmaya başladı. Benim hakemle neredeyse hiçbir diyaloğum olmadı.

6 / 19

Oğuzhan’ın maçtan sonraki açıklamalarını gençliğine veriyorum. Herkesin profesyonel davranması saha içinde kendini kaybetmemesi gerekir” diye konuştu.

7 / 19

‘ŞORTUMU DÜZELTİYORDUM’
Van Persie, çok konuşulan ‘şort krizi’ hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

8 / 19

“Ben hiçbir zaman futbol kurallarının dışına kesinlikle çıkmadım… Çok büyük takımlarda
oynadım. Ve bir çok kez derbi maça çıktım. Profesyonel bir hayat yaşıyorum ve saha içinde de hep profesyonel davrandım.

9 / 19

Üstüme atılmaya çalışılan iftiralar da doğru değil. Orada şortumu düzeltiyorum. Rakibe yönelik bir hareketim yok. Ben böyle maçları çok seviyorum. G.Saray derbisinden sonra bu maçta da gol attığım için çok mutluyum.

10 / 19

Taraftarımızı mutlu ettiğim için çok mutluyum. Ayrıca bu staddaki ilk maçımızı kazandıran golü atmak oldukça güzel bir anı.”

11 / 19

KJAER OLAYI ANLATTI: “ŞENOL GÜNEŞ BANA SALDIRDI”
İlk yarının bitiş düdüğüyle birlikte soyunma odası koridorlarına girişte Vodafone Arena’da tansiyon yeniden yükselmişti.

12 / 19

Robin Van Persie hakkında kendi oyuncularına bir şeyler söyleyen Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, oraya gelen F.Bahçeli Simon Kjaer’in yüzünü sıkmıştı.

13 / 19

İlk kez böyle bir olaya şahit olduğunu ifade eden Danimarkalı stoper, Büyük şok yaşıyorum. Daha önce hiçbir teknik adamın bana karşı böyle davranışları olmamıştı.

14 / 19

Benim bugüne kadar ne rakip teknik adama, ne rakip taraftara bir saygısızlığım olmadı. Şenol Güneş durduk yere bana resmen saldırdı.

15 / 19

Ağzımı tuttu, kendini kaybetmiş gibiydi. Bu büyük bir saygısızlık. Bir teknik adama yakışan hareketler değil” diye konuştu.

16 / 19

MARTIN SKRTEL: MARCELO GELİP BANA KAFA ATTI
Slovak stoper maç içinde kendisini tahrik eden Marcelo’nun devre arasında saldırgan tavırlar
sergilediğini söyledi.

17 / 19

Yaşanan olayı anlatan Skrtel, “Soyunma odasına giderken Tosic, Robin van Persie’ye yine saldırmaya çalışıyordu. Ben de Robin’in önüne geçip onu korumaya çalıştım.

18 / 19

Kavgayı ayırmaya çalışıyordum. Bir anda Marcelo gelip bana kafa attı. Daha sonra polisler geldi
ve olayı sakinleştirdi.

19 / 19

Neden bu kadar saldırgan olduklarını anlamadım. Herkes çok gergindi. Ama nedense çok saldırganlardı” ifadesini kullandı.

Galatasaray’da Riekerink’in kader maçı Beşiktaş derbisi!

G.Saray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink, Medipol Başakşehir’e 2-1 yenildikleri maçın ardından yeniden hedef tahtasına oturtuldu.Cimbom’un son 3 sezondur müzesine götürdüğü kupaya bu yıl son 16 turunda veda etmesi, Hollandalı antrenörün de koltuğunun sallanmasına neden oldu. Artık yüzünü tamamen lige çeviren Sarı-Kırmızılılar’da Riekerink’in geleceği Kayseri ve Ç.Rize maçlarının ardından oynanacak Beşiktaş derbisine göre şekillenecek. Derbiden önce oynanacak 2 maçın sonuçlarına göre durumu gözden geçirilecek ‘Bey’in tam anlamıyla kader maçı ise Beşiktaş derbisi olacak. Aslan’ın bu maçların ardından şampiyonluğa havlu atılması halinde taraftarların da istifaya davet ettiği Riekerink görevinden alınacak.YÖNETİM SNEİJDER’DAN ÇEKİNİYOR
Süper Lig’deki şampiyonluk umudunun devam etmesi sebebiyle Beşiktaş derbisine büyük önem veren Özbek yönetimi, derbi öncesinde hoca değişikliğine gitmeyi ise düşünmüyor.Hollandalı hocanın gelmesinde büyük pay sahibi olan Wesley Sneijder’ın böyle bir durumda vereceği tepkiyi de hesaba katan yönetimin, alınacak ani bir kararın tüm dengeleri alt üst etmesinden endişe ettiği kaydedildi.

HABERTÜRK SPOR / Erhan TELLİ

Podolski’den transfere açık kapı!

Devre arasında Japonya ve Çin’den transfer teklifleri alan ancak Galatasaray’da kalan Lukas Podolski, Alman basınında yer alan röportajında önümüzdeki sezon takımdan ayrılabileceğinin sinyallerini verdi.

Bir gün eski takımı Köln’e dönüp dönmeyeceği sorulan Poldi, “Köln forması giymek benim için her zaman bir rüya olmuştur. Onların hala çok büyük bir taraftarıyım. Gelecek yıl neler olacağını göreceğiz” diyerek kafalarda soru işareti bıraktı.

Hakan Çalhanoğlu’ndan Chelsea açıklaması!

Hakan, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Chelsea ile ilgili basına hiçbir açıklama yapmadım. Hiçbir bir Türk gazeteciyle ne mahkeme kararı ne de geleceğime ilişkin konuştum” ifadelerini kullandı.FIFA tarafından geçen yıl ocak ayında alınan karar ile Trabzonspor’a karşı sözleşme maddelerini yerine getirmediği gerekçesiyle hatalı bulunan Hakan Çalhanoğlu’na, 4 ay futboldan men cezası verilmişti. CAS ise 2 Şubat’ta milli futbolcuya verilen cezayı onamıştı.Olay sonrası İngiliz kulübü Chelsea’nin, 22 yaşındaki orta saha oyuncusunu transfer edeceği iddia edilmişti.

Fatih Altaylı: Robin van Persie, Ali Palabıyık’ın elini öpsün

HABERTÜRK SPOR | FATİH ALTAYLI – KÖŞEBAŞI

– Derbide futboldan çok yaşananlar öne çıktı… Öncelikle Tosic’in kırmızı kart olayını yorumlar mısınız?

Kırmızı kart, kırmızı kart. Pek çok hakem bunu sarı kartla da geçiştiriyor Türkiye’de ama kırmızı kart bence doğru. Tabii Robin van Persie’ye de kırmızı kart gösterilmeliydi. Hadi orada göstermedin. Cinsel çağrışımlar yapan dil hareketi var. Hadi onda da göstermedin. Pascal Nouma hareketi yapıyor. Orada nasıl göstermedi, hakem anlamak mümkün değil. Hakemin kötü niyetli olduğuna oradan hükmediyorum zaten. 

MAÇIN YILDIZI ALİ PALABIYIK

– Maçın yıldızları size göre kimler?

Maçın tartışmasız yıldızı hakem. Maçtan sonra en çok hakem Ali Palabıyık’tan söz ettiğimize göre yıldız da o olmalı. Futbolcularda ise elbette ki Van Persie. Rakibi attırdı. Kendini attırmamayı başardı. Bir de gol attı. 

– RvP, şimdi Beşiktaşlılar tarafından nefret edilen bir futbolcu durumuna geldi. Siz davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence bir çikolata yaptırsın, bir çiçek alsın, gidip Ali Palabıyık’ın elini öpsün. Van Persie, bir Hollandalı’ya yakışmayacak tavırlar sergiledi. Tosic’le olan olayı demiyorum. Futbolda onlar olur. Ama tribünlere dilini çıkararak cinsel göndermeli bir yalama hareketi yapması, arkasından elini şortunun içerisine sokup yine cinsel içerikli bir hareket yaparak tribünleri iyice tahrik etmesi kabul edilecek şeyler değil. Ben şimdi PFDK’nın ne yapacağını merakla bekliyorum. Unutmayın, aynı hareketi yapan Pascal Nouma 7 ay ceza almıştı. Ama biliyorum ki, bu federasyonun PFDK’sı 7 maç bile veremez.

BEŞİKTAŞ TUZAĞA DÜŞTÜ

– Öncelikle teknik olarak soruyorum; Beşiktaş neden elendi?

Beşiktaş enayiliğinden veya tecrübesizliğinden elendi herhalde. Şenol Güneş’in takımı, favorisi olduğu maça ve çok üstün olduğu rakibinin karşısına büyük bir stres ve tedirginlikle çıktı. Bunun nedenini anlamak mümkün değil, üstelik de kendi sahasında oynuyor maçı. Tedirgin olması gereken taraf Fenerbahçe. Daha ilk dakikadan itibaren tuzağa düştüler. Fenerbahçe tarafı tansiyonu yükselterek maçı alabileceğini biliyordu. Bu tuzağa en başta Oğuzhan Özyakup düştü. Hatta belki de bir tek o düştü. Durduk yerde gerilim yaratmaya ve kendisine saldıran rakibi ile didişmeye başladı. Açıkçası maçın 5. dakikasından itibaren ben Oğuzhan’ın ve muhtemelen Alper Potuk’un 90 dakikayı tamamlayamayacağını düşünmeye başladım. F.Bahçe’de tüm futbolcular rakiplerinin sinirini bozacak şekilde oynama talimatı almışlardı besbelli. Hakem de kifayetsiz ve bu duruma seyirci kalıp çanak tutucu olunca F.Bahçe’nin planı tıkır tıkır işledi ve sonunda Tosic atıldı. Beşiktaş, F.Bahçe’nin tuzağına düştüğü ve büyük bir olasılıkla hocası korktuğu için elendi.

UTANMADAN BUZ GİBİ GOLÜ İPTAL ETTİ

– Ali Palabıyık’ın yönetimini genel olarak nasıl buldunuz?

Berbat. Oyunun başında Oğuzhan ve Alper’e sarı kartları dayasa belki de bunların hiçbiri olmayacak. Ama hakem hakeme benzemiyor ki. Titrek bir çocuk. Kendine güvensiz, zaafları yüzünden okunan biri. Otorite sıfır. Büyük ihtimalle okul hayatında bile ezik bir tip. Beden dili öyle. O beden dili ile maç yönetilemez zaten. Bu maçta en az 4 hatta 5 kırmızı kart olmalıydı. Tosic’in yanı sıra Oğuzhan da kırmızı kart görmeliydi. Fenerbahçe’de ise Robin van Persie ve Alper Potuk kırmızı kart görmeliydi. Şener Özbayraklı da görebilirdi. Alper ile Van Persie’nin kırmızı kart görmeden maçı tamamlamış olması eşyanın tabiatına aykırı. Palabıyık’ın bu yönetimi hakem seminerlerinde “Bir maç nasıl yönetilmez” başlığı altında gösterilecek bir yönetimdir. Bir de hepsinin üzerine buz gibi golü iptal etti utanmadan. Merak ettiğim, bu adamlar böyle maç yönettikten sonra eve gidip rahat rahat nasıl uyuyorlar!

OĞUZHAN’IN VAN PERSİE’YE KARŞI SÖZLERİYLE TAVRI ÇELİŞTİ

– Maçın bu kadar yüksek tansiyon altında oynanmasının nedeni sizce nelerdir?

Fenerbahçe ve Oğuzhan Özyakup. Fenerbahçe’de gördüğüm bir şeyi sizinle paylaşayım. Sarı-Lacivertli takımda iki oyuncu Emre Belözoğlu’nun boşluğunu doldurmaya soyunmuşlar. Bunların ilki Alper Potuk. Futbol olarak değil ama tavır olarak Alper olmuş bir küçük Emre. Tam bir gerginlik jeneratörü gibi hareket etti. Van Persie aynı şeyi farklı ve daha profesyonel bir tarzda sürdürdü ama o da bir ara zıvanadan çıktı. F.Bahçe geçen hafta aldığı farklı yenilgi ve ligde şampiyonluktan uzaklaşmanın verdiği ruh hali ile zaten gerginlikten yanaydı. Beşiktaş’ta ise buna ayak uyduran Oğuzhan oldu. Garibime giden ise Oğuzhan’ın maçtan önce Van Persie ile ilgili söyledikleri ile maç sırasındaki tavrı oldu. Oğuzhan’ın okuduğum bir röportajında Van Persie için “Arsenal’e gittiğimde eşinin de Faslı olması nedeniyle olsa gerek bana çok yakın davrandı. Zaten gençlere kol kanat geren biridir. Adam gibi adamdır. Kendisini örnek alıyorum” deyip, maç boyunca Van Persie’yle didişmesi çok acayipti doğrusu. Tabii bir diğer neden de hakemin gerilime müdahale etmeyip izlemesi oldu. 

NE DERDİN VAR, ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

– Beşiktaş’ta daha ilk dakikadan itibaren maçı gerginleştiren Oğuzhan’ın kaptanlığı kaldırıp kaldırmayacağı da tartışmaya açıldı…

Oğuzhan’ı dün tanıyamadım. Neydi onu bu kadar geren, öfkeli yapan anlamadım. Favorisin. Daha iyi top oynayan, çok çok daha iyi bir takımsın. Ne derdin var, anlamak mümkün değil. Az önce de söyledim. Gerginliğin sorumlusu Fenerbahçe takımı ve Oğuzhan Özyakup diye. Takımı yaktı. 

NE ZAMAN GERİLİM OLSA FENERBAHÇE KAZANIYOR

– Fenerbahçe nasıl tur atladı?

Fenerbahçe gerilimi en iyi taşıyan takımdır Türkiye Ligi’nde. Buna çok alışıklar. Ne kadar gerilim olursa Fenerbahçe o kadar kazanma şansı yakalar. Bakın yıllarca Trabzonspor’a karşı böyle oldu, Galatasaray’a karşı böyle oldu. Tansiyon artınca ibre Fenerbahçe’ye döner. Bu kez de tansiyonu arttırmaya oynadılar. Çok belliydi rakibi sahada eksiltmeye çalıştıkları. Kendi adamlarının da atılmasını göze alıp şanslarını denediler. Başarılı da oldular. 11’e 11 oyunda hiç şansları olmayacaktı büyük olasılıkla. Düşünün ki, Beşiktaş eksik kalıncaya kadar Fenerbahçe’nin doğru düzgün atağı bile yokken, 2. yarı neredeyse tek kaleye çevirdiler maçı. Sertliği çok iyi kullandılar. Hakemin basiretsizliğini veya kötü niyetini de fark edip iyice yüklendiler. Şenol Güneş’in Talisca’yı çıkarması da çok yanlış oldu. Çıkmayacak tek adamdı belki de. Futbol lisanı ile söylemek gerekirse; Fenerbahçe çamura yattı ve maçı kazandı. Bakın Tosic atıldıktan sonra, 2. yarı Fenerbahçe en küçük bir gerilim yarattı mı, hayır. Çünkü gerilimden elde edeceklerini etmişlerdi. 2. yarı neredeyse faul bile yapmayacaklardı.

– Fenerbahçe’nin derbilerdeki üstünlüğünü neye bağlıyorsunuz?

Dedim ya gerilimi iyi kullanmasına… Ne zaman gerilim olsa Fenerbahçe kazanıyor. Arena’da Beşiktaş- Fenerbahçe maçı gerilimsiz olsa Beşiktaş kazanabilirdi. Gerilim oldu, Fenerbahçe kazandı. Tabii hakem desteğini de unutmamak lazım.

ŞENOL GÜNEŞ’İN KARADENİZLİ DAMARI KABARDI

– İnsanları en çok şaşırtan olaylardan birisi de Şenol Hoca’nın maç sırasında gösterdiği tavırlar. Oyuncularını yatıştırması gerekirken bir teknik direktörün bu kadar çılgına dönmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Geçen hafta Bloomberg HT’deki televizyon programında Fatih Kuşçu, “Şenol Hoca çok sakin. Futboldaki gerilim ortamına hiç girmiyor ve hakemler hakkında da hep olumlu konuşuyor” diye yorum yapınca ben de ona “İşler lehine giderken öyle konuşmak kolay. Aleyhine dönünce bakalım o sükuneti koruyacak mı, o mühim” dedim. Bir maç sonra vehbinin kerrakesi ortaya çıktı. Yoruma falan gerek yok. Sonuç olarak Şenol Güneş nereli? Trabzonlu. Karadeniz insanının özelliklerini barındırması çok normal. Bunu kötü bir anlamda söylemiyorum. Çabuk parlayan, haksızlığa karşı sert ve hızlı tepki gösteren bir karakter. Kimse alınmasın aman. 

GALATASARAY, SAHADA VE KENARDA LİDERİ OLMADIĞI İÇİN ELENDİ

– G.Saray neden elendi? Sizce G.Saray, sadece Muslera ve Sneijder’dan mı ibaret?

Demek ki öyleymiş. Muslera çıkınca G.Saray lidersiz kalıyor. Olsa en az Sneijder kadar liderlik yapabilecek bir Selçuk var fakat yapmıyor. Ya istemiyor ya da istemesini istemiyorlar, bilmiyorum. G.Saray sahada ve saha kenarında bir lideri olmadığı için elendi. Tabii bir de maçın berbat bir hakemi olduğu için. Geçen maç Galatasaray 6 attığı zaman herkes pek bir havalandı. Ben ne dedim: “Tolunay Kafkas gibi hata yapacak başka hoca bulamazsınız.” Galatasaray’ın da bir hocası yok. Oyuna müdahale edemiyor Riekerink. Eren’i oyuna almakta ne kadar geciktiğini gördünüz. Ayrıca Sneijder sakatlanıp çıkarsa, siz Sneijder’ın görevini Josue’ye mi verirsiniz, yoksa Josue’yi Selçuk’un yerine çekip, Sneijder’ın işini Selçuk’tan mı beklersiniz. Bin tane hata var, hangi birini sayayım. G.Saray’la ilgili olarak geçen hafta “Sakatlık veya ceza olmazsa…” demiştim. Ne yazık ki, kupa maçı elenmenin ötesinde pahalıya patladı. Selçuk ve Sneijder en az 2’şer hafta yoklar. Bu ciddi sıkıntı. 

EMRE’Yİ ATMAYA HAKEMLERİN YÜREĞİ YETMİYOR

– Başakşehir G.Saray’a karşı iyi oynadı ama hakem maça doğrudan etki yaptı. Bir kırmızı kart ve ofsayt golü göremedi… Özellikle Emre’nin pozisyonu için neler söyleyeceksiniz?

Emre açık kırmızı kart. İki kere vuruyor ama hakemlerin yüreği yetmiyor Emre’yi atmaya. Emre’nin zaten dokunulmazlığı var. Ona karşı saha içinde de saha dışında da hukuk işlemiyor. Hadi onu geç. İlk gol açık ofsayt. Nedense hakemler görmüyor, göremiyor. Sonra kaleci topa dokunamıyor, savunmanın hava topu sorunu devreye giriyor ve 1-0 öne geçiyor Başakşehir. Vallahi iki erken final gibi görünen maçta da, kimlerin çeyrek finale çıkacağına hakemler karar verdi gibi duruyor. Galiba ligde de kimin şampiyon olacağını hakemler belirleyecek.

Olcay Şahan:

Tecrübeli oyuncu, “Böyle giderse lig de daha da yukarılara doğru tırmanışımız sürecektir. Biz iyi bir takım olduk. Artık maç kaybetmek yok. Taraftarlarımızın da süper desteği bize ayrıca çok büyük moral veriyor. Her şey güzel gidiyor. Osmanlıspor’u yenip 4’de 4 yapacağız” diye konuştu.

HABERTÜRK SPOR